6 Mayıs 2014 Salı

BANA BİR MASAL ANLAT BABA - EZGİNİN GÜNLÜĞÜ, OYA KÜÇÜMEN


HAYATTA BEN EN ÇOK BABAMI SEVDİM - CAN YÜCEL



HAYATTA BEN EN ÇOK BABAMI SEVDİM

Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40’ı geçerse ateş, çağ’rırlar İstanbul’a,
Bi helallaşmak ister elbet, diğ’mi, oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim.
Hayatta ben en çok babamı sevdim.

                                                                 Can YÜCEL

20 Mart 2014 Perşembe

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/uk/7/7c/Resat_Ametov.jpg

RUS KATİLLERİN KIRIM'DA İŞKENCEYLE KATLETTİĞİ KIRIM TÜRKÜ REŞAT AMETOV

17 Mart 2014 Pazartesi

VARDIM Kİ YURDUNDAN AYAĞ GÖÇÜRMÜŞ


Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı

Hangi dağda bulsam ben o maralı
Hangi yerde görsem çeşm-i gazali
Avcılardan kaçmış ceylan misali
Göçmüş dağdan dağa yoktur durağı

Laleyi sümbülü gülü har almış
Zevk u şevk ehlini ah u zar almış
Süleyman tahtını sanki mar almış
Gama tebdil olmuş ülfetin çağı

Zihni dert elinden her zaman ağlar
Sordum ki bağ ağlar bağ u ban ağlar
Sümbüller perişan güller kan ağlar
Şeyda bülbül terk edeli bu bağı 


                                                          Bayburtlu Zihni 
                                                             

16 Mart 2014 Pazar

SEYT OSMAN - YILDIZ AYHAN


(BORA) GAZİ GİRAY HAN (GAZAÎ)

Râyete meylederiz kâmet-i dil-cû yerine
Tûğa dil bağlamışız kâkül-i hoş-bû yerine

Heves-i tîr u kemân çıkmadı dilden, asla
Nâvek-i gamze-i dil-dûz ile ebrû yerine

Süreriz tîğımızın zevk u safâsın her dem
Sîm-tenle olan lezzet-i pehlû yerine

Gerden-i tevsen-i zîbâda kutâs-i dil-bend
Bağladı gönlümüzü zülf ile gîsû yerine

Severiz, esb-i hüner-mend-i sabâ reftârı
Bir perî-şekl sanem bir gözü âhû yerine

Gönlümüz şâhid-i zîbâ-yı cihâdâ verdik
Dilber-i mâh-ruh-ı yâr-ı perî-rû yerine

Seferin cevri çok ümmîd-i vefâ ile velî
Olduk âşüftesi bir şûh-ı cefâ-cû yerine

Olmuşuz cân ile billâh Gazâyî teşne
Kanını düşmen-i dînin, içeriz sû yerine

                                                              (Bora) Gazi Giray Han (GAZAÎ)

17 Şubat 2014 Pazartesi

A CASA D'İRENE - NİCO FDENCO


O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ - NÂZIM HİKMET



O MAVİ GÖZLÜ BİR DEVDİ

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

NAZIM HiKMET

25 Ocak 2014 Cumartesi

GÜLÜMSE - SEZEN AKSU


GÜLÜMSE - KEMAL BURKAY




GÜLÜMSE

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıltaşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.
 
                                                                   Kemal BURKAY 
 
 

13 Ocak 2014 Pazartesi

MELANKOLİ - NÜKHET DURU


MELANKOLİ - SABAHATTİN ALİ






MELANKOLİ

Beni en güzel günümde
Sebepsiz bir keder alır.
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır.

Anlıyamam kederimi,
Bir ateş yakar derimi,
İçim dar bulur yerimi,
Gönlüm dağlarda bunalır.
Ne kış, ne yazı isterim,
Ne bir dost yüzü isterim,
Hafif bir sızı isterim,
Ağrılar, sancılar gelir.

Yanıma düşer kollarım,
Görünmez olur yollarım,
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir...

Ne bir dost, ne bir sevgili,
Dünyadan uzak bir deli...
Beni sarar melankoli:
Kafamın içersi ölür…

                                         Sabahattin ALİ